Derincik Konusmaya Hazir

Derincik konusmaya hazir. Yaklasik 20 tane gunluk bazda kullandigi kelime var. Aile bireylerinin isimleri ve rolleri (Burak-baba, Firat-abi, Ceren-anne) disinda al, ver, at-atti, shoe, araba, giy, bottle, no, bye, alo, Elmo, dustu, dog, cat vesaire.. Gunluk kelimelerinden baska bir de bildigi ama nadiren kullandigi ya da yeni yeni kullanmaya basladigi yaklasik on kelime daha var. Bunlarin bazilari da ball, book, kitap, corap, all done, want more, ve ogretmenleri Miss Michelle ve Miss Linda’nin isimleri 🙂

Gururla soyluyorum ki Derincigin ne soylemeye calistigini ilk anlayan hep ben oluyorum. Babasi ‘gecen gun sen yokken de ‘bilmemne’ dedi’ diye benle dalga gecedursun, kuzucugun benim adimi ve Firat’in adini soylemeye calistigini ben kesfedeli yaklasik iki ay oluyor 🙂 Mesela bugun Ice Age kitabina bakarken Ay Ey dedi. Kitap elinde olmadan soylese belki hemen anlamayabilirdim ama kitaba bakarken soyleyince hemen anlasiliyor tabii 🙂

Konusma cabalarinin disinda maalesef Derincik bir vakittir pek bir rahatsiz. Yilbasindan once 29 Aralik gecesini bogmaca teshisiyle acilde gecirdikten sonra sirayla bronsit ve kulak iltihabi da oldu. Bronsit oldugu vakit zaturre olabilir korkusuyla rontgen cektirdik. Rontgen her ne kadar temiz ciktiysa da doktor rontgenlerin yaniltici olabilecegini dusundugu icin her ihtimale karsi ilac kullandik. Sonra kulak iltihabi tekrarladigi icin degisik bir antibiyotik daha kullandik ve son bir haftadir da babasiyla ben yok tatil alarak, yok evden calisarak sirayla Derin’i bir hafta evde tuttuk. Bugun yuvaya dondu, ve onumuzdeki Pzartesi de sag olsun Sevgi babaannesi Derin’e evde bakmaya geliyor. Yuvadan kis mevsiminde bir sure de olsa uzak durabilirse daha az hastalanacagi kesin. Yoksa iyilestiriyoruz ve yuvaya dondugu gunun aksami yine burnu akarak donuyor eve.. Neyse, iki gundur keyfi ve istahi yerinde.. Ustelik bugun itibariyle Bebek 2 odasindan Cocuk 1 odasina terfi etti yuvada 🙂 Cocuk 1 odasinda 18 ay ile 2 yas arasinda cocuklar var..

Simdi Derin ve Firat’in fotograflariyla basbasa birakayim sizleri biraz da hasret giderin 🙂

2012 Baslarken

2012 baslarken her yeni yilda oldugu gibi yine heyecanliyim.

Baska bir suru konuda oldugu kadar cocuklarla ilgili olarak da heyecanliyim. Ikisi icin de ayri ayri ve beraber cok buyuk umutlarim, isteklerim, planlarim var. Bunlardan bir tanesi onlarin hemen her gun fotograflarini cekmek ve buradan yayinlamak. Fotograflarla ilgili en buyuk takintim fotografcilikla hic dogru durust ilgilenmemis oldugum icin kaliteli fotograf cekme konusundaki yeteneksizligim ve yetersizligim. Ama bu takintinin ustune cikmazsam zavalli yavrularim birakin kaliteli fotograflari, pek fazla fotograflari olmadan buyuyecekler. Bu nedenle, bu senenin en buyuk hedeflerinden bir tanesi, onlarin hemen her gun fotograflarini cekmek. Cok sayida cekersem aradan bir iki tanesi duzgun cikar istatistiksel olarak diye dusunuyorum 🙂  Tabii vakit bulabilirsem ya kendi kendime ya da belki bir kurs araciligiyla filan fotografcilik ogrenebilirsem cok daha iyi olacak 🙂 Gorecegiz..

Aralik ayinda ve 2012’nin ilk bes gununde cektigim fotograflardan bazilari asagida. Dedigim gibi daha guzellerini cekebilmek isterdim ama bu takintiyi asiyorum ki cok cok fotograflari olsun yavrularin.

 

Ah!

Soyle kocaman bir AAAHHHHH! cekiyorum once. Ogullarimi ne kadar cok seviyorsam, onlar hakkinda yazmayi da bir o kadar ozledim. Cocuklarimi anlatmaya bir baslarsam cevremdeki insanlar icin uzuntu duyuyorum beni dinlemek zorunda kaliyorlar diye ama bu bile beni durduramiyor 🙂 Firat 5.5 yasinin getirdigi buyukle kucuk arasindaki o hassas noktaya hizla yaklasiyor. Ayaklari buyuyor hizla, sut disleri dusuyor, kocaman yeni disler cikiyor yerine, eline koluna sahip degil hic, son derece sakar butun davranislari.. Diger yandan da hala anne kuzusu, baba kuzusu, kardesini kiskanan cirpi bacakli bir kucuk adam.. Neredeyse 24 kilo olacak, buyume hizindan mi yoksa kiskancliktan mi bilmem az yuruse yoruldum diye tutturuyor. Annesi tasir onu. Gecen gun hayvanat bahcesinde bir yandan Firat’i tasidim bir yandan Derin’in arabasini ittim, yol demedim yokus demedim valla, sirtim agriyor, karnim agriyor, iyi gorunmuyor durumum.

Derin derseniz ayri bir dunya. Biz konustu konusacak diye heyecanlanirken, dun yolda Burak’in deyimiyle “kedim seni seviyorum dedi” diye tanimlanabilecek bir an yasadik. Bir iki aydir Derin tek tuk kelimeler ediniyor ve ara sira kafasina estikce soyluyordu. Ilk sozcugu bir yasina girdigi hafta ‘ver’ oldu. Sonra ‘al’. Anne babayi saymiyorum, onlari zaten bir kac aydir gelisiguzel sekillerde soyluyordu ama anne ve baba cok aga gugu tarzi kelimeler oldugu icin emin olamiyorsunuz. Ama dun olan sey bizi yerimize yapistirdi.  Derin son bir kac gundur muzige benzer bir seyler mirildaniyordu, konusmaya benzer ama dinleyince anlam veremedigimiz bir takim kelimeler eslik ediyordu muzige. Biz de haha sarki soyluyor oglum filan diyorduk. Iki gun once sarkinin melodisini bir seylere benzetmeye basladik.  Sonra ben acaba suna mi benziyor buna mi derken ‘twinkle twinkle little star’ in melodisi oldugunu kesfettim. Biz bunu buyuk bir sey zannededuralim, arabada konusurken Burak birden heyecanla ‘Duydun mu, duydun mu?’ filan dedi. Ben ne duymam gerektigini anlamaya calisirken ve Burak’in “How I wonder” dedi gibi geldi demesinin hemen arkasindan ben de bir sonraki satir olan “Up above the” sozlerini cikardim. Hep beraber soylemeye devam ettik. O gunun aksaminda altini degistirirken Derin sarkinin ilk uc dizesinin bas kisimlarini tutturarak soyluyordu.

Twinkle twinkle little star

How I wonder what you are

Up above the world so high vs vs.

Hani insanlar kedilerinin videolarini you tube’a yukleyip kedim seni seviyorum diyor filan diye tutturuyorlar da biz izleyince miyav miyavdan baska bir sey duyamiyoruz ya bazen, eger yakalayabilirsek Derin’in sarki soylemesini yayinlayacagiz ki sizler de altina benzer yorumlar yazabilin 🙂

Ayrica hani biz zannediyorduk ya Firat inatci cocugumuz Derin daha uysal olacaga benzer filan diye, geri aliyorum ben o dusunceleri. Derin’de de var keci inadi. Bizim ailede inatcilik cok ciddi boyutlarda zaten, o acidan ne bekliyorduk bilmem. Derin beraber oldugumuz zamanlarda hep kucakta olmak istiyor.  En sevdigi yemek cheerios ve muz.  Hic abartmiyorum, bazen bir koca muzu bitiriyor ve sonra oturup agliyor bitti diye:) Cheerios’lari da kendi kendine yemeye bayiliyor. Yarisi agzina isabet ediyorsa kalan yarisi oraya buraya. Sans eseri hemen toplayamazsam cevreye dagilanlari, kalkinca onlari da yerden toplayip yemeye calisiyor 🙂  Bu noktada Firat’in ‘igrenc, anne Derin igrenc’ diye cigliklarini da hayal edersiniz 🙂

Firatcik okula baslayali Derin de yuvaya baslayali yaklasik bir ay oldu. Ikisi de yerine alisti gibi. Firat hemen ilk haftadan sabir deneme ve ogretmenin sinirlarini belirleme calismalarina giristi. Ilk haftamiz cok zor gecti. Ogretmen hemen her gun bana davranis raporu veriyordu ilk hafta. Sonrasinda Firatla her aksam ve her sabah konusuyoruz ve ayni zamanda onda gormek istedigimiz butun davranislari aleni olarak modellemeye calisiyoruz. O gun bu gundur Firat’ta buyuk duzelme var. Babasina o kadar duskun ki eger bir davranisi degistirmesini istiyorsak babasinin o davranisi nasil sergiledigine cok acik sekilde dikkatini cekmeye basladik. Simdilik oldukca ise yariyor gibi. Ogretmen son iki haftadir degisimden cok memnun bakalim.

Derincik de baslarda aglarken ilk haftadan sonra yuvadaki bayanlara oyle alisti ki isteyerek gitmeye basladi sabahlari onlarin kucagina. Ordaki insanlari sevmesine cok ama cok seviniyorum. Sabahlari bazen kucucuk bir masanin cevresindeki kucuk sandalyelerden birine oturtuyorum yedi cuceler misali diger cocuklarin arasina, onune bir kap citir cheerios bir kap da sut koyuyorlar ve bir yandan uzgun gozlerle benim gidisimi izliyor, bir yandan da yari iskalayarak cheeriolari agzina doldurmaya cabaliyor. Kucuk saskinim benim.

Anne olan dostlarim siz soyleyin bana nasil bir asktir bu yavrulara duydugum benim. Gunduz onlari ozledigim zaman kokularini duyuyorum bazen. Her dakika birinden birine bir sey olursa nasil yasayamayacagimi dusunuyorum ve korku doluyor icim. Bir yandan da varliklari sayesinde normalde bende var olmayan bir guce sahipmisim gibi oluyor bazen, hic korkmadan atese atlayabilirmisim gibi. Beni sevmelerini istiyorum ama davranislarimi guduleyen bu degil. Onlara egitim ve deneyim ve cocukluk anilari anlaminda en guzel secenekleri sunabilmek istiyorum. Birbirilerini cok sevsinler hic ayrilmasinlar istiyorum.

Firatcik yuva ogretmeni ve doktorunun tavsiyeleri ve benim de istegimle bir zeka testinden gecti ve bu sayede de bizim eyaletin tek ‘gifted’ okuluna kaydoldu. Su ana kadar ilk ayda gordugum kadariyla egitimden memnunuz. Anne babalari egitimin buyuk bir parcasi olarak goruyorlar ki bu da tam benim istedigim gibi. Kasim ayinda ilk veli toplantilari yapilacak, nasil gececek bakalim, simdiden heyecanliyim cok!!!

Sonsuza kadar yazabilirim ama bu yaziya son vermem gerekiyor artik cunku saat gece yarisina yaklasti ve oksurmelerinden Derin’in uyanmaya yaklastigini seziyorum. Firat da Derin de sirayla bogmaca oldular. Firat bugun okula dondu ama hala bir kirginlik var ustunde. Derin de doktora gitti dun ama doktor tam bogmaca teshisi koyamiyorum, okula gitmesinde de sakinca yok deyince oksurugune ragmen yuvaya gonderdik bugun, oksuruk yarin da gecmezse o doktoru bulup bogazlayacagim.

Simdilik bu kadar. Insallah yakinda yine yazabilirim!

Son Durumlar

Hayat! Ah hayat!

Cocuklar buyuyor, hem de hizla. Bu aksam Firatcik Montessori okulundan mezun oldu, sonbaharda ana sinifina baslayacak.

 

Derincik de 10.5 aylik oldu. Emeklemeye baslayali yaklasik bir ay oldu, esyalara tutunarak gezinmeye baslayali da iki hafta.. Aksamlari yataginda uyumaya da hala tam alisamadi ama hep beraber deniyoruz 🙂 Once baba sonra anne demeyi ogrendi ama anlamlarini cozmeye yeni yeni basladi sayilir. Bir de kitap demeye cabaliyor tatli tatli.. Once gi gi diyerek basladi, sonra ki ki diye devam etti, simdi simdi kida ya da kita gibi bir seyler mirildaniyor, belli belirsiz..


 

Ufaklik abisini nasil takip ediyor anlatamam. Emekleyerek, eger oturtmussak da gozleriyle takipte. Abisinin her hareketine kahkahalarla guluyor, hep onunla oynasin istiyor. Firat da Derin’i eglendirmekten cok zevk aliyor. Son derece sacma hareketler yapiyor, kendini yerden yere atiyor Derin’i guldurmek icin.. Cok tatlilar beraberken.

Yeni yeni

Yine baktim bir ay olmus yazmayali. Evden ise isten eve kosturmaca yasiyoruz hayati. Eve geldigimde Firat’la ilgilenmek, oynamak, koklasmak, konusmak, sonra onu yedirip yatirmak icin 2 saatten az vaktim oluyor. Bir de Derincik var tabii. Her ne kadar yardim edenim olsa da kolay is degil.

Son bir kac ayda ek olarak hepimiz sirayla defalarca hasta olduk, doktorlara tasindik, yataklara dustuk, uykusuz geceler gecirdik.

Havalar da bir iyi bir gun gunes bir gun diz boyu kar seklindeydi gecen haftaya kadar. Gecen hafta icinde bahara donus gerceklesti gibi gorunse de Cleveland’in havasina guven olmaz.

Bu haftasonu iki onemli sey oldu. Birincisi Firat’in astima benzer oksurugu icin son gittigimiz doktor Singulair denen ilaci verdi ve Firat ilk gunden sonra bir daha oksurmedi. Bu ilac astim ve alerjilerde kullaniliyormus ama benzerlerinden farkli bir sekilde calisiyormus. Histamin bloke etmek yerine cigerde reaksiyona sebep olan ve hava yollarini daraltan maddenin seviyesini dengeliyor. Oksuruge neden olan da bu madde zaten. Ikinci onemli olay da Cuma gecesinden baslayarak Derincigimi bizim yatagimizda yatirmak yerine kendi yerine alistirma calismalarina basladik. Ilk aksam 50 dakika surdu uyuyakalmasi. Once bes sonra yedi sonraki sonraki seferlerde yaklasik dokuz dakikada bir yanina gidip sakinlesitirerek tabii. Cumartesi gecesi 40 dakika kadar surdu, bu gece ise sadece 25 dakika…

Fotograflar degisik zamanlardan. Firat’la benim olan gecen sonbahardan..

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.